Samatya Turizm Destinasyonu Oluyor / HT TATİL

107

Nisan 2010 tarihinde başlattığı çalışmalar SAMATYA’yı bir yıl içinde tercih edilen bir turizm merkezine dönüştürdü.

Samatya turizm destinasyonu oluyor / HT TATİL

Giriş Tarihi: 21-06-2011 15:00
Güncelleme Tarihi: 07-09-2012 01:16

Türkiye’de turizmin geliştirilmesi ve yeni destinasyonlar yaratılması için araştırmalar yaparak, projeler geliştiren TURAD, ilk çalışmasını zengin kültürel dokusu sebebiyle Nisan 2010’da Samatya’da başlattı.

Projenin birinci yılının tamamlamasının ardından düzenlenen basın toplantısında, TURAD Başkanı ve Turizm eski Bakanı Bahattin Yücel; gelinen aşama ve bundan sonraki projeleri hakkında bilgi verdi.

“Geçtiğimiz yıl 28 milyon turist ağırlayan Türkiye, Çin’den sonra turist sayısını artıran ikinci ülke olurken, en çok turist çeken ülkeler arasında 7. sırada yer aldı. Toplam gelirimiz 20 milyar dolar, kişi başına düşen gelir 700 dolar oldu. Bu rakam Türkiye’den ön sıralarda yer alan Fransa, ABD, Çin, İspanya, İngiltere ve İtalya’dan düşük.

Geride bıraktığımız on yılda hızlı bir ilerleme sağlayan Türkiye, “deniz-kum-güneş” satan ülkeler arasında ön sıralarda yer alırken, kültür turizmi ve diğer alternatif alanlarda da gelişmek zorunda. Bu amaca erişmek için Türkiye’nin ulusal markasını güçlendirecek, yeni girişimlerde bulunulmasının gerekliliği ortada. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarına da ciddi görevler düştüğünden yola çıkan TURAD (Turizm Araştırmaları Derneği) “sürdürebilir turizm” için çalışmalar yürütüyor.”

TURAD Başkanı ve Turizm eski Bakanı Bahattin Yücel ayrıca: “Sürdürülebilir turizm Türkiye açısından önemli, bu anlamda ülke turizminin temelini oluşturan; doğal, kültürel, tarihi kaynakların kullanılarak, korunmasının doğruluğuna inanıyoruz. Türkiye ulusal markasının değerini ancak bu şartlarda geliştirebiliriz. Türkiye Markasının güçlenmesi alt markalarımıza da önem vermekle sağlanabilir.” dedi.

Örnek Proje Samatya

“Biz Samatya projesini iki ana konu üzerinde geliştirmek için işe koyulduk. Bunlardan birincisi; kültür turizmini desteklemek; ikincisi, İstanbul’un unutulmaya yüz tutmuş tarihi bölgelerindeki bazı makanları günümüz koşullarında yaşatmayı desteklemekti. İstanbul’un turizm gelirini artırabilmek için yeni çekim merkezlerine ihtiyaç duyulduğunu biliyorduk. Bu amaçla pilot bölge olarak Samatya’yı seçtik, semti yerli ve yabancı turistler için ilgi odağı haline getirmek istedik.

Samatya için özel bir logo tasarladık, semtte bulunan restoranları, masa örtüsünden servis ürünlerine kadar yeniledik, Samatya Meydanı için iyileştirme çalışmaları yaptık, esnafa ‘hizmet iyileştirme eğitimleri’ verdik, ziyaretçilere, bölgedeki otellere ve seyahat acentelerine dağıtmak için Samatya’yı tanıtan bir kitap yayımladık, semtin özelliklerini anlatan bir web portalı kurduk (www.samatyameydan.com), kültür turları düzenledik semtte yiyecek ve içecek hizmeti veren işletmelerin standartlarının bir uluslar arası kuruluş tarafından gözetime alınmasını sağladık.” diyen Bahattin Yücel; “Bu çalışmalar Samatya’ya gelen yerli ve yabancı ziyaretçi sayısını, işletme gelirlerlerini yuzde 60- 70 oranlarında artırdı. Bu gerçeği işletme sahiplerinden duymak, ise bizim için mutluluk kaynağı. Ama biz bununla yetinip kenara çekilmiyor, Tarihi Yarımada’nın ülke turizm ve kültürel yaşamındaki önemine bizler kadar inanan Fatih Belediyesi’nin desteği ile Samatya’da müzik etkinliği düzenliyoruz.” dedi.

Sosyal etkinlikler düzenlenecek

Fatih Belediyesi ev sahipliğinde Samatya Meydanı’nda gerçekleşecek “Samatya’da Müzik; Zil ve Caz Festivali” kapsamında 29-30 Haziran ve 1 Temmuz 2011 tarihlerinde sırasıyla Kerem Görsev Trio, Arto Tunçboyacıyan Trio ve Leman Sam sahne alacaklar.

Cazseverlerin konserleri ücretsiz olarak izleyebilecekleri etkinlik kapsamında. Samatya Meydanı’ndaki işletmeler ise meydanda hazırlanacak az sayıdaki masa ile festival için özel menüler hazırlıyor. Ayrıca konserleri izlemeye gelenler için de özel combo menüler tasarlanıyor.

“Samatya’da Müzik; adı verilen bu etkinliğin ilk gösterisi “Zil ve Caz” adını taşıyor. Bu ismin Samatya’nın tarihi bir değerinden kaynaklandığını vurgulayan Yücel, “17. yüzyılın başlarında Trabzon’dan İstanbul’a göç ederek Samatya’da yerleşen ve yaptıkları zillerle Saray’ın ilgisini çeken Zilciyan Ailesinin, ilk atölyesi Samatya’da. Dönemin padişahının özel fermanıyla zil üretme hakkı kazanan Zilciyan Ailesi’nin kalay, bakır ve altın karışımından özel bir formülle ürettikleri ziller, halen dünyaca ünlü senfoni orkestraları, caz ustaları ve Madonna, U2, Deep Purple, The Beatles, Pink Floyd ve Rolling Stones gibi pek çok sanatçı tarafından tercih ediliyor.” dedi.

2011 yılında 30 milyon ziyaretçi bekleyen Türkiye’nin, yerli ve yabancı turistleri kültür turizmine yöneltmesi gerektiğinin altını ısrarla çizen Bahattin Yücel, “Samatya’da yapılanlar bu anlamda çok önemli. Ama tek başına yeterli değil. TURAD olarak İstanbul’un, Türkiye’nin kültürel çekim merkezlerini turistlerin rotalarına sokmak temel hedefimiz. Yeni rotamız da Kadıköy Tarihi Çarşısı.”dedi.

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ise konuşmasında Samatya’nın tarihi dokusuna dikkat çekti, “Fatih semtinin medeniyetleri buluşturan kimliğiyle bire bir örtüşen Samatya’da yüzyıllardır çeşitli dinler ve medeniyetler iç içe yaşıyor, komşuluk yapıyor; Samatya’daki renkli mahalle hayatı bu temele dayanıyor.”dedi. Tarihi Yarımada’nın genelinde olduğu gibi Samatya’da da turizmi canlandırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarından bahseden Başkan Demir, bu çerçevede öncelikle binaların tarihine yakışır bir şekilde düzenlendiğini ve güzelleştirildiğini, bu düzenlemelerde Terraco Boya ve Yapı Kimyasalları’nın Cephe Sağlıklaştırma Çalışmaları ile Samatya’nın güzelleştirilmesinde kendilerine katkıda bulunduğunu belirtti.

Mahalle hayatı ve komşuluk

Bir şehri tanıtmada en büyük etkenlerden olan mimari, musiki ve mutfak üçlüsünün Samatya’da her rengiyle bulunduğuna değinen Demir, Samatya’da yan yana dizilmiş farklı medeniyetlerin evlerini, artık unutulmaya yüz tutan mahalle ve komşuluk hayatının en güzel örneği olarak gördüklerini, bu renkli mimariyi korumak için çalıştıklarını söyledi.

“Tarihi Yarımada dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan bir yer” diyerek sözlerine devam eden Başkan Demir, turizmle ilgili yaptıkları çalışmaları da anlattı. Geçtiğimiz yaz Fatih Belediyesi’nin özel bir projesi olarak başlayan ve büyük ilgi gören “Gönüllü Turizm Elçileri” hakkında da bilgi veren Demir, “Yabancı dil bilen gönüllü gençlerimiz sayesinde turistler artık bizim bölgemizde rahatsız edilmiyor, yanlış yönlendirilmiyor.”dedi. Başkan Demir ayrıca aynı projenin bu yıl da devam edeceği müjdesiniverdi ve Sultanahmet, Eminönü, Kapalıçarşı, Nuruosmaniye, Beyazıt Meydanı gibi bölgelerde gönüllü turizm elçilerinin yaz boyu görev yapacağını söyledi.